YAHUDİLERİN CUMARTESİ HİLELERİNDEN MÜSLÜMANLAR HANGİ DERSLERİ ÇIKARMALI?

 Gündemde bir belgesel var. Yahudiler içindeki bir grubun, dinî hükümlerin etrafından dolaşmak için ürettiği birtakım hile ve kılıfları gözler önüne seriyor. Bunlar duyuldukça dünya çapında alay konusu oluyor, insanlara komik geliyor.

Oysa Kur’an-ı Kerim, asırlar önce İsrailoğullarından bir topluluğun Cumartesi yasağını aşmak için hileye başvurduğunu bize haber vermişti. (Bk. Bakara 2/65; Nisâ 4/47, 154; A‘râf 7/163; Nahl 16/124.)

Buradaki asıl mesele, yalnızca başka bir topluluğun yaptığı bir hileyi öğrenmek değildir. Kur’an'ın bu kıssaları anlatmasındaki maksatlardan biri de müslümanların aynı hatalara düşmemek için ibret almalarıdır.

Çünkü dinî hükümlerin maksadını yerine getirmek yerine, şeklen uyuyor görünerek hükmün etrafından dolaşmaya çalışmak, insanı hakikatten ve dinin özünden uzaklaştırır. Bir yasağı doğrudan çiğnemekle, onu çeşitli kılıflarla çiğnemeye çalışmak arasında ahlâkî bakımdan sanıldığı kadar büyük bir fark olmayabilir.

Ne yazık ki bugün bazı Müslümanlar arasında da akl-ı selimin ve ortalama insan vicdanının kabul etmekte zorlanacağı birtakım sözde “hile-i şer‘iyye”ler görülebiliyor.

Üstelik bu tür hileler sadece kişinin ahiretine zarar verme riski taşımıyor. Din adına yapılan bu tür uygulamalar, kamuoyuna yansıdıkça İslam'ın ve Müslümanların toplumdaki itibarını da zedeliyor.

Başkalarının ürettiği dinî hilelere gülmek kolay. Asıl zor olan, aynı zihniyetin bugün bizim aramızdaki örneklerini görebilmek.

Şimdi sizin aklınıza da, kimi müslümanların ürettiği ve vicdanen rahatsızlık veren bazı "hileler” geliyor mu?

Bunları, konuşmak lazım. İbret alıp ders çıkarmak lazım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder